Personelden Çok Şey Beklemek
- Caner Aktaş

- 3 Şub 2023
- 3 dakikada okunur
İş hayatında iki grup insan var;
Grup: Öğrenmek ve gelişmek için kendini adayanlar,
Grup: İş hayatını sadece gelir kapısı olarak algıladığından yaptığı işi sahiplenmek yerine sadece ucundan tutanlar.
Gözlemlerime ve tecrübelerime dayanarak 1.gruptaki insanların azınlıkta olduğunu söyleyebilirim. Hatta rakam vermek gerekirse, 10 çalışandan sadece 1'i birinci gruba ait insanlar.
Bu durumun, sosyolojik ve psikolojik tahlillerine girmek gibi bir niyetim var ama onu başka bir yazıya bırakacağım, burada şimdilik bu 2 grubu nasıl "yönetmemiz" ve "yönlendirmemiz" gerektiğini ele almanın çok daha faydalı olacağı kanaatindeyim.
Evet, elimizdeki insan kaynağı bu ve bu kaynak ile işlerimizi yürütmenin etkin yolunu bulmak zorundayız. Aksi halde, beklentilerin karşılığını bulmadığı bir iş hayatında, stres katsayıları sağlığımızı olumsuz etkilemeye devam edecektir.
1.grup insanlara sadece yön göstermeniz yeterlidir, hatta bir yerden sonra onlar sizi yönlendirir, o yüzden takımınızda bu tip insanların sayısını artırmaya ciddi özen göstermeniz gerekir. Sadece dikkat etmeniz gereken konu bu gruptaki insanlara gelişimsel olarak hep bir havuç sunmanız ve bunu takip ediyor olmanızdır. Vakti zamanı geldiğinde ise, usta çırak ilişkisi gibi bir süreci başlatmanız bu insanlardan çok daha büyük faydalar elde etmenizi sağlayacaktır.
2.gruptakilerle iletişiminizde ise aşağıdaki maddelere çok ama çok dikkat etmeniz gerekecektir. Çünkü sayısal üstünlük bu gruptadır ve eğer bu grubu doğru yönlendirmezsek biz onları yönetecekken onlar bizi yönetmeye başlarlar.
İş tanımlarını çok net yapın ve asla gri alanlar bırakmayın, çünkü gri alanlar her seferinde kaçmak için kullanacakları bahaneleri olacaktır.
İş tanımlarını, "ortada kalan işler" olduğunda titizlikle güncelleyin ve ilgili personellere bu tanımların mantığını anlatarak atamalar yapın.
Potansiyellerine inanın ama performanslarını sıkı takibe alın. Yani saklı kalmış ciddi yetenekleri olduğunu ama bunu iş sonuçlarına yeterince yansıtmadıklarını bilin, hatta bunun farkında olmadıklarını da bilin.
Sorunları asla kişiselleştirmeyin potansiyellerine hürmeten performansları üzerinden iletişim ve yönlendirmelerde bulunun.
Dilinizi suçlama cümleleri yerine yaptıkları işleri değerlendirmeye evriltin.
Görev bilincini oluşturun ve hiçbir işi önemsizleştirmeyin, önemsizleştirildiğini gördüğünüzde derhal müdahale edin ve gerekirse ciddi uyarılarda bulunun.
İş takip listeleri oluşturun ve her gün size raporlanmasını sağlayın.
İşler yoluna girsin diye asla aşırı ve gereksiz "samimi" ilişkiler kurmayın.
Kişisel sorunlarına, çerçevesi belirlenmiş alan içerisinde kalmak şartıyla, destek verin.
Kendi aralarında hesap sorma ve sorumlu tutma kültürünü geliştirmeye gayret edin ama bunun suçlama seansına dönmesine izin vermeyin. Yani, sorunlar karşısında kişisel değil işsel nedenleri konuşun, tekrar olmaması için neler yapmaları gerektiğini sorgulatın ve takip edin.
Takımı ayda en az bir kere bir araya getirin ve iyi yapılan işlerin üzerinden geçerek, yeterince iyi olmayan alanlara mercek tutun ve asıl nedenleri görmelerini sağlayın. Görmüyor veya görmek istemiyorlarsa da "neyi nasıl yanlış yaptıklarını" birebirde çok net ifade edin.
"Sürekli geri bildirim"i abartmayın, iş üstünde öğrenmesi için rol model olun. Unutmayın, çok konuşmak arsız, çok akıl vermek asalak eder.
Öğrendiklerini uygulamaları için fırsat verin, uygulamaya geçmediklerini görmediğiniz zaman hesap sorun.
Kendi aralarında birbirlerini kayırma gibi davranışlara müsaade etmeyin, bunu gördüğünüzde derhal müdahale edin. Genellikle bu davranış yani kayırma, samimi duygularla değil kendi açıklarına mercek tutulmaması için yapılır.
"günaydın", "hal hatır sorma", "doğum günü kutlamaları" gibi basit ama etkili iletişim yöntemlerini asla atlamayın.
Çalışanlarınıza asla küsmeyin ama ceza ve ödül sisteminizi iyi kurgulayın.
Kurallarından sapmayan ve insani ilişkileri asla ıskalamayan bir lider olduğunuzu her fırsatta hissettirin.
Suistimal edildiğinizi düşündüğünüzde açık iletişime geçerek birebirde geri bildirim verin.
Yönetimin bir SİSTEM işi olduğunu önce siz bilin, uyun ve uyulması için gerekli hassasiyeti gösterin.
Sizin kadar şirket çıkarlarını düşünmeyeceklerini ve düşünmediklerini bilin ve bunu bir mesele veya kriz haline getirmeyin.
Beklentilerinizi, çalışanlarınızın görevlerini yapmaları üzerinden bir tık daha öteye büyütmeyin. Görevlerini yapmaları durumunda takdir edin ve kendinizi de kutlayın. Çünkü sistem kurmak ve yönetebilmek ciddi bir iştir.
Hiçbir çalışanla özel ilişkiler geliştirmeyin ve size buradan yürünmesine müsaade etmeyin, unutmayın iş yerinde iş için varız ve varlar.
İnsani ilişkiler geliştirin ve bu ilişkiler ile huzur ortamının en büyük sağlayıcısı siz olun.
Yeni iş fırsatlarını değerlendirmeleri için her zaman açık olun, asla bağımlı bir iş veren ilişkisi geliştirmeyin.
Yeri geldiğinde şirket denen kavramın altını çizin. Yani şirketin, çalışanların her birinin emeği ile var olduğunu ve ancak bu emek sonucunda oluşan maddi değerin paylaşılabileceğini vurgulayın.
Kimsenin yaptığı işi küçümsemeyin ve her çalışanınız ile sorumluluğu oranında performans değerlendirme görüşmeleri yapın.
Şirketinizin ilkelerini, kurum kültürünüzü mutlaka oluşturun, metne çevirin ve ilgili panolara ciddi görseller eşliğinde asın.
Her yaşanan sorunda, hangi ilkenin çiğnenmesi sonucu bu sorunların oluştuğunu çalışanlarınıza sorun ve düşündürün, ki görebilsinler, eğer gerçekten görmüyorlarsa siz gösterin.
Asla, dedikodu yapmayın ve yaptırmayın.
Asla, kendi aralarında maaş konuşmalarına müsaade etmeyin.
Asla, mutsuz ve huzursuz birini çalıştırmayın, gerekirse uzun süre ücretsiz izne çıkarın.
Ekip içerisinde birimler kurun ve bu birimlere bir lider atayın. Bu liderlerin gün kapanışlarında günlük değerlendirme raporlarını isteyin. Unutmayın, boş bırakılan her insan boş kalmaya alışır.
İnsanlarla iş yaptığınızı unutmayın ve mükemmellik kafasından çıkın. Yani, mükemmel olamayacağınızı düşünerek ne stres yapın ne de adım atmaktan korkun ve bununla beraber mükemmellik yolundan da asla taviz vermeyin.
Mükemmellik kafası bir tuzaktır, buna karşın mükemmellik yolunda olmak bir idealdir. İdeale yaklaşmak ise zaten mükemmeldir, bunu asla unutmayın.
Kendinize bir danışman tutun ve sizi acımasızca denetlemesini isteyin.
İş hayatı, hayatın bir parçasıdır ama kendisi değildir. O yüzden beklentilerinizi yönetmeyi öğrenin, amaç mutlu ve huzurlu bir hayat ise yapılacak şey aslında çok basittir "sistemi kur ve yönet".
Huzurlu bir iş hayatı dileklerimle, kalın sağlıcakla.
.png)


Yorumlar